Rekabet hukuku soruşturmalarında dosyaya giriş hakkı, tarafların kendileri hakkında ileri sürülen iddiaları ve bu iddiaların dayandığı delilleri öğrenebilmesini sağlayan temel bir usul güvencesidir. Bu hak, savunma hakkının etkin kullanımı, adil yargılanma ve silahların eşitliği ilkelerinin doğal bir sonucudur.
Bu çerçevede, Dosyaya Giriş Hakkının Düzenlenmesine ve Ticari Sırların Korunmasına İlişkin Tebliğ’de, 4 Ekim 2025 tarihli ve 33037 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikler ile dosyaya erişimin kapsamı, zamanı, usulü ve tarafları bakımından önemli ve yapısal nitelikte yenilikler getirilmiştir. Söz konusu değişiklikler, 2010 tarihli Tebliğ’in temel yaklaşımını korumakla birlikte, uygulamada ortaya çıkan tereddütleri gidermeyi ve dosyaya giriş hakkını daha öngörülebilir, sistematik ve sınırları net bir çerçeveye oturtmayı amaçlamaktadır.
I. Amaç ve Kapsam: Soruşturma Merkezli Yaklaşımdan Çok Aşamalı İncelemeye
2010 tarihli Tebliğ, dosyaya giriş hakkını ağırlıklı olarak soruşturma aşaması üzerinden kurgulamaktaydı. 2025 değişiklikleri ile Tebliğ’in amaç ve kapsam maddeleri yeniden kaleme alınmış; dosyaya giriş hakkının yalnızca soruşturmalarla sınırlı olmadığı, nihai incelemeleri de kapsadığı açık biçimde hüküm altına alınmıştır.
Bu değişiklikle birlikte, Rekabet Kurulu’nun nihai inceleme yürüttüğü dosyalarda da tarafların dosyaya giriş hakkına sahip olduğu tartışmasız hâle gelmiştir. Bu durum, özellikle birleşme ve devralmalar, muafiyetin geri alınması ve benzeri prosedürlerde dosyaya erişim taleplerinin hukuki dayanağını güçlendiren önemli bir gelişmedir.
II. Dosya Kavramının Yeniden Tanımlanması
Yeni Tebliğ ile “dosya” kavramı da genişletilmiştir. Buna göre dosya; yalnızca soruşturma kapsamında değil, soruşturma ve nihai inceleme kapsamında elde edilen, oluşturulan ya da bir araya getirilen tüm bilgi ve belgeleri kapsayacak şekilde tanımlanmıştır.
Bu tanım değişikliği, dosyaya giriş hakkının kapsamını genişletmekle birlikte, hangi belge ve bilgilerin erişime konu olabileceği hususunda daha bütüncül bir çerçeve sunmaktadır.
III. Dosyaya Giriş Hakkının Tarafları: Şikâyetçi ve Üçüncü Kişilerin Konumu
2010 tarihli Tebliğ’de yer alan ve şikâyetçi ile üçüncü kişilerin taleplerinin genel hükümler çerçevesinde değerlendirileceğini öngören düzenleme, 2025 değişikliği ile Tebliğ metninden çıkarılmıştır.
Bu değişiklikle birlikte Tebliğ, dosyaya giriş hakkını açık biçimde “taraf” sıfatını haiz teşebbüsler ve teşebbüs birlikleri ile sınırlandırmıştır. Böylece şikâyetçi ve üçüncü kişilerin dosyaya giriş taleplerinin Tebliğ kapsamında bir hak olarak ileri sürülmesi imkânı ortadan kaldırılmış; bu kişilerin taleplerinin ancak genel bilgi edinme ve gizlilik rejimi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği netleşmiştir.
IV. Dosyaya Giriş Hakkının Kullanılması: Tek Seferlik Ama Daha Kesin
Yeni Tebliğ, dosyaya giriş hakkının kural olarak bir kez kullandırılacağı ilkesini muhafaza etmekle birlikte, bu ilkeyi artık hem soruşturma hem de nihai inceleme bakımından açık ve net biçimde düzenlemiştir.
Buna göre:
Bu yaklaşım, dosyaya giriş hakkını sınırsız ve tekrarlayan bir keşif aracı olmaktan çıkararak, tarafların usuli haklarını belirli ve öngörülebilir bir takvim içinde kullanmalarını zorunlu kılmaktadır.
V. Talep Usulü: Standart Form ve “Taraf” Olma Şartının Netleştirilmesi
2025 değişiklikleri ile dosyaya giriş taleplerinin EK-1’de yer alan standart talep formu kullanılarak yapılması zorunlu hâle getirilmiştir. Bu formun doğru ve eksiksiz şekilde doldurulmaması hâlinde yapılan başvurular kabul edilmemektedir.
Ayrıca, talep formunda yer alan “Teşebbüsün Dosyadaki Sıfatı” başlıklı bölüm Tebliğ’den çıkarılmıştır. Bu değişiklikle, formun yalnızca kendilerine soruşturma raporu tebliğ edilen taraflar tarafından kullanılabileceği açıkça ortaya konulmuş; uygulamada yaşanan sıfat tartışmalarının önüne geçilmiştir.
VI. Kurum İçi Yazışmalar: Aklayıcı ve Suçlayıcı Kısımlar Ayrımı
Yeni Tebliğ, kurum içi yazışmaların dosyaya giriş hakkı bakımından konumunu önceki düzenlemeye kıyasla çok daha ayrıntılı ve açık biçimde tanımlamıştır.
Buna göre:
Bu düzenleme, Avrupa Birliği rekabet hukuku uygulamalarıyla uyumlu biçimde, “hazırlayıcı işlem” ile “delil niteliği taşıyan belge” ayrımını görünür hâle getirmektedir.
VII. Ticari Sırlar: İlke Korunuyor, Gerekçelendirme Yükü Ağırlaşıyor
Ticari sırların tanımı ve korunmasına ilişkin temel ilkeler muhafaza edilmekle birlikte, yeni Tebliğ ticari sır iddiasında bulunacak teşebbüsler bakımından gerekçelendirme yükünü daha da belirgin hâle getirmiştir.
Özellikle:
Bu yaklaşım, Rekabet Kurulu’nun delile erişim ile gizliliğin korunması arasında ölçülü ve dengeli bir değerlendirme yapmasını kolaylaştırmaktadır.
VIII. Geçiş Rejimi: Devam Eden Soruşturmalar Bakımından Hukuki Güvenlik
Yeni Tebliğ’de yer alan geçici hükümlerle, yapılan değişikliklerin yürürlüğe girmesinden önce başlatılmış veya devam eden soruşturmalara uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu hüküm, usule ilişkin belirsizlikleri ve geriye yürüme tartışmalarını büyük ölçüde ortadan kaldırarak hukuki güvenliği güçlendirmektedir.
Sonuç
2025 Tebliğ değişiklikleriyle dosyaya giriş hakkı, hem savunma hakkını güçlendiren hem de Rekabet Kurumu’nun etkin ve güvenli bir soruşturma yürütme kapasitesini koruyan daha net, daha sistematik ve daha öngörülebilir bir yapıya kavuşturulmuştur.
Bundan sonraki dönemde, Rekabet Kurulu’nun anılan hükümleri nasıl uygulayacağı ve karar gerekçelerine nasıl yansıtacağı, dosyaya giriş hakkının uygulamada hangi sınırlar içinde ve ne ölçüde kullanılabileceğini ortaya koyacaktır.